Röportaj: Sınır

Röportaj: Sınır


"Düşmemek Adına" isimli şarkılarının klibi ile ilgi toplayan Sınır Grubu üyelerinin en büyük hayali çalmadıkları festivalin, şehrin kalmaması. "En çok birlikte sahne almak istediğimiz isim Müslüm Gürses sanırız, Konserlerde bir şarkısını coverlıyoruz, beraber söylesek keşke" diye yanıt veriyorlar en çok kiminle düet yapmak istersiniz sorusuna. Müzik serüvenlerinin hikayesini ise kendilerinden dinlemek çok daha keyif verici. İşte başarılı SINIR Grubu'nun o keyifli söyleşisi.

Sınır Grubu'nun üyelerinin her birini tanıyacak olursak bize kendilerini nasıl tanımlarlar?

Sertaç Tekeli, grubun solistiyim. 1988 Adana doğumluyum. Müziğe ilkokulda gitar çalarak başladım. Lise yıllarından itibaren grup ve beste çalışmalarına devam ediyorum. Çukurova Üniversitesi'nde Maden mühendisliği okuyorum.

Çağdaş Yarman, Grubun gitaristiyim. 2 yıl Modern Müzik Akademisinde Gitar ve Ses Teknolojileri Eğitimi aldım. Bir seneyi aşkın süre Demir Demirkan'ın gitaristliğini yaptım. Şu anda Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde öğrenci olarak akademik kariyerime devam ediyorum.

Ferit Keser, 1999 yılından beri bas gitar çalıyorum. Modern Müzik Akademisinde hem çalışıyor hem de değerli hocalarından eğitim almaya devam ediyorum.

Aykut Acarlar, grubun davulcusuyum. 1988 adana doğumluyum. Yaklaşık olarak 13senedir müzikle uğraşıyorum ve Çukurova üniversitesi kimya bölümünde halen eğitimimi sürdürmekteyim.

Peki nasıl bir araya geldiniz, grubu nasıl kurdunuz?

AYKUT: Lise yıllarında Sertaç ile okul grubunda bir araya geldik ve daha sonra iletişimimizi koparmadık. Bu süreç içersinde farklı gruplarda çaldık ancak bir süre sonra birlikte kendi bestelerimizi yaparak bunları duyurmak istedik ve SINIR grubunu kurduk.

SERTAÇ: 2005 yılında Ferit ve Çağdaş'ın katılımıyla şu anki halimizi aldık.

Grubunuzun adı "Sınır" neden peki? Niçin bu ismi seçtiniz?

Grupla birlikte profesyonel olarak müzik yapmaya başladığımız günlerden bugüne kadar geçen sürece baktığımızda ülkemizde müzikte, sinemada ve sanatın pek çok dalında sanatçının özgürlüğüne başkalarının karar verdiğini gözlemliyoruz. Yasaklar ve başkalarının çizdiği sınır kadar sanatını icra edebiliyor artık sanatçılar. Müziğimizi yaparken sınırlarımızı biz çizeceğimiz konusunda taviz vermeyeceğimizi konuşuyor ve düşünüyoruz. Grubun adının geçtiği heryer bize bu verdiğimiz sözü hatırlatıyor.

Şarkılarınızla, müziğinizle vurgu yaptığınız şey nedir? Özellikle altını çizdiğiniz bir şey var mı?

Albümde biraraya getirdiğimiz parçalar için konuşmak gerekirse, "yalnızlık" "zaman" ve "özgürlük" kavramları diyebiliriz. Konserler için konuşacak olursak o zaman iş değişiyor ve eğlencenin altını çiziyoruz.

Bu gün iyi bir yerdesiniz, sizi merakla bekleyen keyifle dinleyen de bir kitleniz var. Peki bu güne gelene kadar en çok zorlandığınız aşama ne oldu?

Piyasanın durgunluğu, müziğe ve müzisyene yatırımların azalması aslında sektörün ortak zorluğu. Fakat hem grup içindeki dostluk, hem de müziğimize inanan yapım şirketimiz sayesinde hepbirlikte tüm zorlukların üstesinden geldik.

Peki, olmak istediğiniz yer burası mı? Bu gün hedeflediğiniz yerde misiniz?

Hedeflerimizi zamana yaydık. Öncelikle grup olarak ilk hedefimiz iyi bir albümdü. Bunu başardık. Şimdi kısa vadedeki hedefimiz müziğimizi daha fazla insana ulaştırmak, Türkiye'nin heryerinde konser yapmak.

Türkiye'de müzik yapmanın bu piyasada var olmanın en büyük zorlukları neler?

AYKUT: İnsanlar artık bence çok hızlı tüketici ve doyumsuz, sürekli yeni bir şey duymak istiyorlar. Albüm satış rakamları düştüğünden artık yatırımlar da çok azaldı. Sektör hergün daha da kötüye gidiyor gibi görünse de başarılı işler de her zaman karşılığını buluyor.

Albüm desem...Albüm serüveninizden biraz bahsedecek olursak neler söylersiniz?

Aykut: Yorucu ve strestliydi tabi ki ancak çok da keyif aldık. Tecübe edindik ve güzel bir şeyler ortaya çıkardığımıza inanıyorum.

Çağdaş : Albümümüzü Modern Müzik Akademisi Stüdyolarında Mert Medeni prodüktörlüğünde kaydettik. Albümün Mastering'i Grammy Ödüllü Evren Göknar'a ait. California'da Capital Records'ta yapıldı. İlk albüm için çalıştığımız isimler bizim için bir şans elbette.

Peki albümden öncesi ve sonrasını kıyaslayacak olursak neler değişti hayatınızda? Nasıl farklılıklar yarattı.

Albüm öncesinde daha stresli dönemlerden geçtik. Albümün yapım aşaması, çıkışı, ilk albüm olması hepsi stres unsuruydu. Fakat şimdi konserlerde hepbir ağızdan şarkılarımızın söylenmesi müthiş bir rahatlama, mutluluk haline dönüştü.

En çok birlikte çalışmak istediğiniz, şu kişiyle keşke imkânımız olsada bir düet yapsak aynı sahnede yer alsak dediğiniz kişi kim olur peki?

Grup olarak hemfikir olduğumuz tek isim Müslüm Gürses sanırız konserlerde bir şarkısını coverlıyoruz, beraber söylesek keşke:)

Türkiye'de ve dünyada en çok beğendiğiniz adlar hangileri peki?

Grup olarak aslında hemfikir olduğumuz isimler olsa da, hepimiz farklı türler ve isimleri sevebiliyoruz. Pink Floyd, The doors, Deep Purple gibi klasikler, Radiohead, Muse, Bjork gibi isimleri seviyoruz. Cem Karaca, Barış Manço ve Erkin Koray efsanelerinde de hemfikiriz. Mor ve Ötesi, Duman, Kurban gibi grupları sever Teoman'ın müziği bırakmasına üzülürüz Tür çok önemli değil aslında samimi olması yeterli hemen her türden dinlediğimiz isimler mevcut.

Grup içerisinde kendi aranızda hiç problem yaşadığınız oluyor mu?

Hem uzun süredir arkadaşız hem de birlikte iş yapıyoruz dolayısıyla çok fazla zaman geçiriyoruz. Problem yaşamak kaçınılmaz. Birbirimizin ağzına ağzına vurasımız gelmese de bazen yüksek sesle tartıştığımız oluyor.

Peki sonra nasıl düzeltiyorsunuz? :) Birbirinizin gönlünü nasıl alıyorsunuz?

Çiçek alıyoruz... Şaka bir yana zaten artık aile gibi olduğumuzdan klasik kardeş kavgaları gibi kısa sürüyor bu gönül alma işi.

Sonlara doğru yaklaşırken grup olarak en büyük hayaliniz nedir desem...

Çalmadığımız festival, çalmadığımız şehir kalmasın.

Vakit ayırdığınız için, içten yanıtlarınız için çok teşekkür ederim. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sizin vasıtanızla Bursa şehrine sevgilerimizi gönderiyoruz. Henüz oradaki dinleyecilerimizle tanışma ve konser yapma fırsatımız olmadı. En kısa zamanda gelip çalmak istediğimiz şehirlerden biri. Ve size de çok teşekkür ederiz.

B/WO Dergisi - Emine Karaoğlu